Yazını başlığı ile Star TV'nin aynı adlı popüler dizisi arasında bir ilişki yok- ama söz konusu dizi güzeldir, candır. Bugün Adana'nanın yerel ama pek çok başka ilde de şubesi bulunan bir kitapçısından bir telefon aldım, iş görüşmesi için çağırdılar, hazırlandım gittim. Sonuç ne mi? Benden Eylül ayı boyunca sabah 8:30'dan 22:00'ye kadar çalışmam karşılığı (haftanın her günü) günlük 27,5 TL ve Sodexho önerdiler, düşünmem için süre istedim ve düşünmemin sonucunu açıklayabilirim: Kabul etmeyeceğim. Niye mi? Belki başka bir zamanda olsa makul bir çalışma şekli olabilirdi ancak bekleyen kurum sınavları, ders çalışmaya vakit ayıramama (ve kendime bile vakit ayıramama belki de) eklenince, aslında şu an için bana cazip gelebilecek bu teklifi malesef elimin tersiyle itmek durumundayım, üzgünüm açıkçası. (Bu arada günde 27,5 TL ayda 825 TL yapar)
Şu an için mutsuz sayılabilecek bir durumdayım, işsizim, evdeyim, sıkılıyorum... Bunları seninle daha önce konuşmuştuk aslında bol bol, değil mi? O halde uzatmaya gerek yok çok.
Bugün gündemde ne var, vallahi açıkçası her zamankinden farklı bir şey yok. Aa şey var, MHP'li Koray Aydın, bir sonraki kurultayda parti başkanlığına oynayacak. Açıkçası MHP çok takip ettiğim bir parti olmamakla birlikte, lider değişimine muhtaç, bir sonraki seçimde Bahçeli ile baraj altında kalma ihtimali yüksek (seçim barajının gereksizliği ayrı bir mesele ya, neyse). Partilerin -ve tüm kurumların- zaman zaman yenilenmeleri gerekiyor; Türkiye'nin en büyük sorunu hiçbir şeyin (ör. üniversiteler, devlet daireleri, medya vs.) kurumsallaşmamış olması olduğundan, işler langır lungur yürüdüğünden MHP için iyi bir fırsat olabilir.
Çağla şu an tahmin ediyorum havaalanında, arkadaşıyla birlikte. Onu bir aramam lazım yahu, en azından böyle bir blog olduğundan haberi olsun kızcağızın. Onu çok özleyeceğimi fark ettim şu an.
Bugünlük de böyle, yarın görüşelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder